Uzun bir aradan sonra buradayım. Artık yalnız yaşamıyorum. Rus cücesi İvan Bakli Baklovski de artık benimle odamı paylaşıyor. Kendileri şimdilik sesime tepki verip burnunu burnuma sürtüyor. Doğrusu ısırmasından pek tırsıyorum o anlarda. Elimin üzerinde bıraktığı iz sorun olmuyor da burnumun üzerinde iz bırakması pek de kabul görecek değil tarafımdan. Bütün gün uyuyup geceleri çarkında dönüyor. Daha canlı, kıpır kıpır bir hayvan beklerdim ama bu da idare eder. Birazcık da evine düşkünlüğü olmasa daha iyi olacak gibi. Ne zaman dışarı çıkarsam kafesine girmek için can atıyor. Yine de aramızda buzların birazcık da olsa çözülmeye başladığını hissediyorum. Bugün sesime tepki verdi ve kafesin kenarına geldi. Çok mutlu oldum Bay Baklovski ve kendi adıma. Zamanla aramızın çok daha iyi olacağına inanıyorum. Kafesindeyken evini koruma içgüdüsüyle parmaklarımı ısırıyor ama dışarı çıkarınca ısırmıyor. Ona seslenirken Bakli ismini kullanıyorum ve bence o da bunu seviyor. İsmine alışacaktır. Kafesinin içindeki evi ise içine işemek için kullanıyor. Kendi bileceği iş tabi ama temizlerken baya zor olacak görünüyor. Yarın gece ilk temizliğini yapacağım, şimdiden kendime başarılar diliyorum.
Son olarak Bakli ve bana uzun mutlu günler diliyorum. Umarım aramız her geçen gün daha da iyi olur.


0 yorum:
Yorum Gönder