10 Ağustos 2010 Salı

Fantastik Dünyalar

Çok uzun zamandan beri kafamda kurguladığım bir hikaye vardı. Ara ara oturur üzerinde düşünür, bir kaç bir şey karalardım. Biraz önce de yazmak için niyetlenip açtım karalama defterimi fakat yazarken bana sıkıntı yaratan fantastik bir dünyaya sahip olmam gerektiğini düşündüm. Tam kolları sıvayacakken acaba yazılmamış bir dünya var mı diye araştırayım dedim. İş benim hikayemden çok kurgulanmış fantastik dünyalara döndü. Birbirinden farklı belki de aynı yüzlerce dünya var ve bunların arasından sıyrılabilen çok azı var sanırım. Eğer benim yazacağım şey! de deiğerlerinden farklı olmayacaksa yazmanın anlamı nedir deyip bu defteri bir süreliğine daha kapattım. :D Bu işler öyle kolay olmuyor tabi.

Doğuya bir çöl yerleştirip batıya da denizi koyduk mu al sana bir fantastik dünya. Evet, böyle kolay olurdu sanırım. Peki bu konuyu es geçip öyküye balıklama atlasam ne olur? Bunu denedim daha önce. Başarısızlıkla sonuçlanıyor. Karakter bir yere gidecek üç saat düşünüyorum üzerine. Neyse zaten maksadım zaman geçirmek. Eğlenceli ve zaman doldurucu (öldürücü) bir iş fantastik dünya kurgulamak.

Bu yazı yavaştan farklı bir yöne kayacak. Geçen bir yere başvuruyorum. "Hobileriniz" adı altında doldurulması gereken bir bölüm var. Hemen çaktım altına "Puzzle yapmak" diye gururla. Hani oturup saatlerce yapboz yaptığım filan yok ama güzel oluyor sonuçta o forma  yazacak bir hobimin olması. Bugün saydım da tam üç yüz otuz dokuz parça yerleştirmişim. Zaten hepsi beş yüz parçalık bir yapboz. Az kaldı, bitecek. Yerleştiriyorum her gün üç beş parça.

Diğer bir haber de Vampire Knight animesini bitirdim bugün. Şimdi ikinci sezonunu merak ediyorum. Önceden  mangasına başlamıştım ama taktir edilmesi gerekir ki anime izlemek çok daha kolay. İtiraf etmeliyim ki şu sıcak havada beynim erirken izlediğim için pek çok şeyi anlamamış olabilirim. Bu yüzden tekrar izleme niyetindeyim. İşte tam burada ne kadar da tüketici bir insan olduğumdan bahsedeceğim. İzlediklerimi, okuduklarımı hiç sindirmem. Sonuna kilitlenmiş olarak sadece bitirmek için okur ve izlerim. Bu kötü bir şey. Elime gelen güzel bir filmi, diziyi, animeyi, kitabı, mangayı, müziği çok kısa bir sürede tükettiğimden sürekli yenilerinin peşine düşünüyorum. Hiç doymayan bir balık gibiyim. Bir gün şişip, patlayacağım. Oysaki bu on üç bölümlük animeyi her gün bir bölüm izleyerek bitirseydim çok daha iyi olurdu. Hem sindirirdim hem de böyle boşluğa düşmezdim birden bire. Evet, şu noktada kendime yeni bir hedef belirliyorum ve o da şu ki: Sindirim yapmalıyım. Aslına bakılırsa çoğu kişinin benim gibi olduğunu düşünüyorum. Önlerine gelen her şeyi kısa bir sürede tüketen bir çok insan var. İnternet bütün bunları kolaylaştırıp, alacağımız tatları bizden esirgiyor mu?

0 yorum:

Yorum Gönder