10 Haziran 2010 Perşembe

Yaptım, yapıcammmm diyee bağırırrrrr !

Aklıma şu küçük kız geldi. Mario oynarken hırsa gelip ağlıyor, bağırıp duruyordu. Yazık mı desem, yoksa ibret mi alsam bu bebeyi bir türlü karar veremedim. Şu kızcağızdaki hırsın, çok değil, yüzde biri ben de olsa neler yapardım. Herkes izleyip de bebenin annesine babasına laf ederken, ben defalarca üst üste izleyip eğlendim. Komik işte, ne yapayım. Gündüzleri bilgisayar başında bu bebeye gülüp, içten içe de "Ben de azcık şu yavrucak gibi olsam ya!" diye geceler boyu düşündüm.

Bir an kendimi bu ütopik benliğimi yaşarken hayal ediyorum: Sabahki fortran finalinde gaza gelmiş soruyu çözmeye çalırken buluyorum kendimi. Godik parmaklarım kaleme sıkı sıkı yapışmış ve dudağımı hırsla bükmüşüm. Gözlerim ise hedefe odaklanmış haldeler. Sonra dudaklarımdan o iki kelime dökülüyor: "Yaptım, yapıcam!"
Evet, önce yaptım sonra da yapıcam. Yapıcam yani başka yolu yok.

Gerçekse elbette bundan biraz farklı.

Neyse ne... Bunları anlatmak değildi aslında amacım. Sadece, saçlarımı sonunda büyük bir cesaret örneği göstererek kestirdiğimi- ki fotoğrafı kuaföre gösterek "Bundan istiyom." dedim çocuklar gibi- yazmak istemiştim.

0 yorum:

Yorum Gönder